Galeride değil, doğrudan çalışan bir kafenin duvarlarında sergilenen eserler, İstanbul’daki şubelerde de yer almaya başladı. Tablolar insanların zaten bulunduğu yerde, kahvelerini içerken karşılaştıkları bir bağlamda yaşıyor. Yaşayan sergi olarak kurgulanan sergide, eserler satıldıkça sanatçı yenilerini üretiyor, yani sergi aslında hiç kapanmıyor.
