Kelebek Magazin

Vücuttaki inatçı ağrılara dikkat

Kaslarda geçmeyen ağrı ve tutulma gibi yakınmalara yol açan fibromiyaljinin (kas romatizması) yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini belirten …

Kaslarda geçmeyen ağrı ve tutulma gibi yakınmalara yol açan fibromiyaljinin (kas romatizması) yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini belirten Biyokimya ve Anti-Aging Uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu, hastalığın pandemi sürecinde daha da yaygınlaştığını söyledi.

Halk arasında kulunç olarak bilinen ‘fibromiyalji’ boyun, sırt, boyun, omuz ve kalçalarda geçmek bilmeyen kas ağrılarına neden olan kronik bir hastalıktır. Hafif kas spazmından, gece uykusunu bozabilecek şiddetli ağrılara kadar farklı belirtilere yol açabilir. Biyokimya ve Anti-Aging Uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu; stresli, hassas ve mükemmeliyetçi kişilerde, özellikle de kadınlarda daha sık görülen ve henüz kesin tedavisi olmayan bu hastalıkla başa çıkma yollarını şöyle anlattı…

Dr. Ayşegül Çoruhlu

HANGİ ŞİKAYETLERE YOL AÇAR?

Fibromiyalji; vücutta yaygın kas ağrıları, kaslarda gerginlik ve sertlik gibi problemlere neden olur. Hastalığa yorgunluk, baş ağrısı, depresyon, çarpıntı, uyku ve bağırsak sorunları gibi şikayetler de eşlik edebilir…

SEBEPLERİ NELERDİR?

Serotonin azlığı

Fibromiyaljik ağrıların sebebini açıklayabilmek için birkaç mekanizmadan bahsetmek gerekir. İlk mekanizma serotonin eksikliği mekanizmasıdır. Serotonin genel olarak mutluluk hormonu olarak tanımlanır. İlk bilmemiz gereken; serotonin yapımı için triptofan isimli bir aminoaside ihtiyacımız olduğudur. Triptofanı yiyeceklerle alırız. Et, balık, peynir, muz, çilek portakal gibi meyveler, ceviz, Antep fıstığı, kaju gibi yemişler, kuru fasulye, nohut gibi baklagiller triptofan yönünden zengindir. Gıdayla gelen triptofanın akibeti vücuttaki serotonini artırmaktır. Artmış serotonin gevşeyen kaslar, iyi bir uyku ve çalışan bağırsaklar olarak işe yarayacaktır. Ancak yiyeceklerden triptofanı alabilmek için onun bağırsaktan emilebilmesi lazımdır. İşte burada triptofanın emilimini engelleyen ona bir rakip vardır; fruktoz. Bağırsaktaki fruktoz arttıkça triptofan emilimi ve dolayısıyla serotonin miktarı azalır. Günümüz beslenmesinde yüksek fruktozlu mısır şurubu kısaca HCSF, işlenmiş gıdalarda çok bol miktarda kullanılır. Özellikle unlu ve şekerli hazır gıdaların tüketilmesiyle bağırsaktaki fruktoz miktarı artar. Biyokimyasal olarak fruktozla serotoninin ön maddesi olan triptofan olumsuz etkileşir. Bağırsakta iyi bakteri eksikliği varsa bu etkileşim artar, sonuçta kana geçen triptofan miktarı azalır. Yani iyi hissetmek için tatlı-unlu yedikçe triptofan kaybıyla azalmış serotonin yüzünden kendimizi daha kötü hissederiz.

Oksijen azlığı

Kaslardaki oksijensizlik de çok önemlidir çünkü fibromiyaljideki ağrıların kaslarda yeterli enerji üretilememesiyle de alakası vardır. Vücuttaki oksijen yetersizliği kaslarda enerji için oksijenli enerji üretimini oksijensiz yola çevirir. Oksijensiz yolun artığı laktik asittir. Fibromiyaljide kaslarda laktik asit birikir. Yorgunluk, halsizlik ve et kesiği gibi dediğimiz laktik aside bağlı ağrı oluşur. Oksijeni sadece nefes almakla alakalandırmakla yetinemeyiz. Anemide de oksijen azalır. Kadınlarda aneminin yaygın olması, anemiye bağlı kanın az oksijen taşımasıyla bu şikayetleri artırır. Bu paragraf bize fibromiyalji ile oksijenin dokulara taşınmasının önemini anlattığına göre, egzersizin fibromiyaljik ağrılara iyi gelmesini bu şekilde açıklarız; egzersiz doku kanlanmasını artırır.

Tedavisi mümkün mü?

Hiçbir laboratuvar testi veya görüntüleme taraması fibromiyaljiyi tespit edemez. 3 aydan fazla bir süredir devam eden yaygın ağrı varsa ve ağrının nedenini açıklayabilecek tıbbi bir durum yoksa kişiye fibromiyalji tanısı konulabilir. Hastalığın tedavisinde çok yol katedilmesine rağmen henüz tam bir çözüm yoktur. Bu sorunla başa çıkma yolları ise şöyle sıralanabilir:

■ Hazır fruktoz içerikli gıdaları bırakmak.

■ Triptofan içeren gıdaları artırmak.

■ Triptofanın çalınmaması için, stres miktarını azaltmak.

■ Kaslara yeterli oksijen gitmesini sağlamak. (Bunun için egzersiz, masaj, yoga, nefes çalışmaları ve aneminin tedavi edilmesi gerekir.)

■ Magnezyum desteği almak. Magnezyum hem kas gevşemesine hem de kasta enerji oluşumuna yardım eder.

■ Güneşlenmek. Çünkü güneş ışınları kas gevşemesine yardımcıdır. Ayrıca damarları gevşetir ve böylece vücutta daha çok oksijen dolaşabilir.

■ Karbonhidratı azaltan ama yağı ve sebzeleri artıran bir beslenme biçimine geçmek.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ