Kelebek Magazin

‘Türk çiftçisini gübrede yüzde 344 artışa mahkûm etmek ekonomiye ihanettir’

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar tarımsal girdi fiyatlarındaki artışlarla ilgili yaptığı açıklamada, “Türk çiftçisini …

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar tarımsal girdi fiyatlarındaki artışlarla ilgili yaptığı açıklamada, “Türk çiftçisini gübrede aylık yüzde 55, yıllık yüzde 344 oranında fiyat artışına mahkûm etmek ülke tarımına, ekonomisine, üreticisine ve tüketicisine ihanettir” dedi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar mart ayı üretici market fiyatları, Ramazan öncesi fiyatlar ve girdi fiyatlarındaki artışlarla ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi.

TZOB Başkanı Bayraktar’ın aktardığı verilere göre, mart ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 457 ile elmada görüldü. Elmadaki fiyat farkını yüzde 366 ile limon, yüzde 321 ile marul, yüzde 303 ile maydanoz ve yüzde 252 ile mercimek takip etti.

Mart ayında elmada üretici market fiyat farkı yüzde 450’nin üzerindeyken, 3 üründe yüzde 300’ün, 7 üründe ise yüzde 200’ün üzerinde gerçekleşti. Elma 5,6 kat, limon 4,7 kat, marul 4,2 kat, maydanoz 4 kat, yeşil mercimek ve salatalık 3,5 kat fazlaya tüketiciye satıldı.

Üreticide 2 lira olan elma 11 lira 14 kuruşa, 1 lira 70 kuruş olan limon 7 lira 92 kuruşa, 2 lira 90 kuruş olan marul 12 lira 22 kuruşa satıldı. Mart ayında markette 40 ürünün 34’ünde fiyat artışı, 6’sında ise fiyat azalışı görüldü. Mart ayında üreticide birçok ürünün fiyatları artmadı. Buna rağmen marketlerde neredeyse her üründe fiyat artışı yaşandı.

DÜNYA BÜYÜK BİR GIDA KRİZİNİN EŞİĞİNDE

Dünyanın büyük bir gıda krizinin eşiğinde olduğunu ifade eden Bayraktar,  kendine yetemeyen ülkelerin bu krizi atlatamayacağını belirtti.

Bayraktar, “Paramız olsa bile gıda bulamayacağımız bir döneme giriyoruz. İthalatla ülkeyi doyurma imkanı kalmadı. Acilen tarımda üretim seferberliği ilan edilmelidir. Tarımsal üretimi artırmak için doğru bir strateji izleyerek üreticiye gerekli destekler verilmeli, yeterince üretmesi sağlanmalıdır” dedi.

Üretici fiyat artışlarının nedeninin mazot, gübre, elektrik, tohum, ilaç ve yem fiyatlarındaki anormal artışlar olduğunu belirten Bayraktar, Üretici maliyetleri düşürülmeden raflara ucuzluk gelmez. Üründeki fiyat artışlarına rağmen üretici zor durumdadır. Çünkü girdi fiyat endeksi ile tarımsal üretici fiyat endeksleri arasında, üretici aleyhine giderek artan büyük fark var” dedi.

MAZOT FİYATLARI

Tarımsal üretimin olmazsa olmazı mazottur” diyen Bayraktar akaryakıt fiyatlarındaki artışa da tepki gösterdi. Bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mazot fiyatı aylık yüzde 38,5 oranında, son bir yılda ise yüzde 249 oranında arttı. Tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmesi için çiftçimizin kullandığı mazottan vergi alınmamalıdır. Mazotun ucuzlaması gıda krizinin yaşandığı bu dönemde üretimin artmasına ciddi manada katkı sağlar.”

GÜBRE FİYATLARI

Bayraktar gübre fiyatlarına ilişkin durumu şu sözlerle özetledi:

“Şubat ayı fiyatlarına göre mart ayında, kalsiyum amonyum nitrat gübresi yüzde 55, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 53, üre gübresi yüzde 53, DAP gübresi yüzde 32, amonyum sülfat gübresi ise yüzde 23 oranında arttı.

Geçen yılın mart ayına göre ise son bir yılda, üre gübresi yüzde 344, amonyum sülfat gübresi yüzde 311, kalsiyum amonyum nitrat gübresi yüzde 291, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 249, DAP gübresi ise yüzde 233 oranında yükseldi.

Rusya Ukrayna savaşı ve dövizdeki yüzde 7’lik artışı bahane ederek, gübre fiyatlarına bir ayda yüzde 55’e varan oranlarda zam yapmak fırsatçılıktan başka bir şey değildir. Hala üst gübresini atamayan, yeni ekilen veya ekilecek ürünler için gübre satın almayı bekleyen üreticilerimiz, üretim sezonunun başından itibaren hayal kırıklığı yaşıyor.

Bu durum karşısında üreticilerimiz üretim planlarını değiştirerek gübre kullanmamaya veya daha az gübre isteyen ürünlere yönelecektir. Her iki durumda da kaybeden taraf üreticilerimiz olacaklardır.

Diğer yandan azalan tarımsal üretim, gıdaya erişimde artan fiyatlardan dolayı tüketicimize daha fazla bir yük bindirecektir. Türk çiftçisini gübrede aylık yüzde 55, yıllık yüzde 344 oranında fiyat artışına mahkûm etmek ülke tarımına, ekonomisine, üreticisine ve tüketicisine ihanettir.

Savaş ve döviz artışlarının daha fazla artacağı beklentisine prim yaptırarak fiyatları yükseltenler denetlenmeli, çiftçinin sırtından aşırı kârlarla para kazanmanın önü kesilmelidir. Üreticilerimizin önümüzdeki aylarda yeterli gübre kullanabilmeleri için gübre fiyatları biran önce makul seviyelere çekilmeli, verilen destekler artırılmalıdır.

Gelecek aylarda gübre kullanması gereken üreticilerimizin, acil nakit desteğine de ihtiyacı vardır. Özellikle 2021 yılı destek ödemelerine ilave edilen dekara 50 liralık girdi desteği daha fazla geciktirilmeden, bir an önce çiftçilerimize verilmelidir. Fiyatların düşmemesi halinde, çiftçilerimiz tarımsal üretimi terk edecek, Türkiye’nin kendine yeterlilik hedefi yolunda harcadığı çabalar boşa gidecektir.”

ELEKTRİK İÇİN İNDİRİM ÇAĞRISI

Bayraktar elektrik fiyatları ile ilgili de şunları söyledi:

2022 yılının ocak ayından itibaren geçerli olan yüzde 94,8’lik zam sonucunda elektrikte indirim bekleyen üreticilerimiz, büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Üreticilerimiz, 2022 yılının ocak ve şubat aylarında zamlı elektrik kullandı.

28 Şubat’ta tarımsal sulamada kullanılan elektriğin KDV’si yüzde 18’den yüzde 8’e düşürülmesine rağmen, üreticilerimiz geçen yılın aynı ayına göre elektriği yüzde 103 oranında daha zamlı kullanmaktadır.

Bu vergi indirimi sayesinde elektrik faturası tutarlarında bir miktar düşüş olacaksa da söz konusu indirim tarımsal sulamada kullanılan elektriğe yapılan zamdan kaynaklanan maliyet artışlarının yanında çok küçük kalacaktır.

Çiftçilerimizin giderek bozulan bütçelerinde yeterli iyileşme sağlamayacaktır. Acilen elektrikte uygulanmakta olan yüzde 8 KDV oranı artan maliyetler karşısında ezilen çiftçi için yüzde 1’e indirilmelidir. Elektrik mutlaka desteklenmeli, tarifede ciddi bir indirim yapılmalıdır.

Besi yemi mart ayında Şubat ayına göre yüzde 25, süt yemi yüzde 27 oranında arttı. Diğer yandan besi yemi son bir yılda yüzde 129 oranında artarken, süt yemi ise yüzde 131 oranında yükseldi.

Yem fiyatları ya 1,5 olan süt-yem paritesini sağlayacak şekilde düşürülmeli ya da bu pariteyi sağlayacak şekilde yem fiyatlarına destek verilmelidir.”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ