Kelebek Magazin

Kuşadası Körfezi’ni kesen tüm faylar görüntülenip 1000 kilometrelik veri toplandı

İzmir’in Seferihisar açıklarında meydana gelen ve 117 kişinin hayatını kaybettiği 6.9 büyüklüğündeki depremin ardından, TÜBİTAK MAM Araştırma …

İzmir’in Seferihisar açıklarında meydana gelen ve 117 kişinin hayatını kaybettiği 6.9 büyüklüğündeki depremin ardından, TÜBİTAK MAM Araştırma Gemisi’yle Kuşadası Körfezi’nde yürütülen ‘Körfez İçindeki Fayların Depremselliğinin ve Aktif Tektonik Özelliklerinin Yüksek Çözünürlüklü Deniz Tabanı Ölçümleri ile Belirlenmesi Projesi’nin 2’nci sefer araştırma çalışmalarında 1’inci ayak çalışmaları tamamlandı. 1’inci ayakta Kuşadası Körfezi’ni kesen tüm fayların görüntülendiği akustik deniz tabanı ölçümlerinin tamamlandığı ve 1000 kilometrelik veri toplandığı bildirildi.

Seferihisar açıklarında 30 Ekim 2020 tarihinde meydana gelen ve 117 kişinin yaşamını yitirdiği 6.9 büyüklüğündeki depremin ardından ‘Körfez İçindeki Fayların Depremselliğinin ve Aktif Tektonik Özelliklerinin Yüksek Çözünürlüklü Deniz Tabanı Ölçümleri ile Belirlenmesi Projesi’ 2021 yılı haziran ayında başlatıldı.

TÜBİTAK’ın desteğiyle kurulan TÜBİTAK MAM koordinatörlüğündeki proje çalışmaları, İstanbul Teknik Üniversitesi yürütücülüğünde, Dokuz Eylül Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi iş birliğiyle oluşturulan ‘Deprem Platformu çatısı altında yürütülüyor.

Geçen 24 Nisan’da başlayan ikinci sefer araştırma çalışmalarında 1’inci ayak 3 Mayıs’ta tamamlandı. TÜBİTAK MAM Araştırma Gemisi’yle gerçekleştirilen 1’inci ayakta Kuşadası Körfezi’ni kesen tüm fayların görüntülendiği akustik deniz tabanı ölçümleri tamamlandı ve 1000 kilometrelik veri toplandı.

12 MAYIS’A KADAR SÜRECEK

2’nci ayak çalışmaları ise 5 Mayıs’ta başladı. 2’nci ayak çalışmalarında fayların geçmişte üretmiş olduğu depremlerin jeolojik izlerinin tespiti için deniz tabanından gravite yöntemiyle karot örnekleri alınacak.

Bu karotlarda bulunan depremlerle ilişkili jeolojik seviyeler kronolojik olarak tarihlendirilerek fayların deprem üretme riskleri ortaya konulacak. Bu çalışmalarda projeye katılan üniversitelerin yüksek çözünürlüklü oşinografik ve hidrografik ölçümler yapan cihazları tahsis ettiği TÜBİTAK MAM Araştırma Gemisi’nde 2 bin metre deniz tabanı derinliğine kadar gravite sistemi ile karot alabilen yeni sistem kullanılacak.

Yürütülen araştırma projesi, çok disiplinli çalışmaların bir arada yürütüldüğü hem ulusal hem uluslararası sularda gerçekleştirilen ilk bilimsel araştırma projesi olma özelliği de taşıyor. İTÜ, DEU, İÜ, ODTÜ, TÜBİTAK MAM ve AFAD’dan 18 araştırmacının katıldığı araştırma seferi 12 Mayıs’a kadar çalışmalarına devam edecek.

“DEPREMLERİN JEOLOJİK İZLERİNE BAKIYORUZ”

Proje koordinatörü İstanbul Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Doktor Öğretim Üyesi Gülsen Uçarkuş, TÜBİTAK MAM araştırma gemisinde açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin ilk milli araştırma seferini başlattıklarına dikkat çeken Uçarkuş, “Bu bölgemizden deprem tehlikesine ışık tutmak amacıyla ciddi su altı teknolojileri kullanarak Kuşadası Körfezi tabanındaki fayları haritalıyoruz. Geçen sene 1300 kilometre veri toplamıştık. Bu seneki çalışmamızın ilk ayağı 2 gün önce bitti. Kuşadası Körfezi içindeki bütün fayları haritalamış, görüntülemiş olduk ama bunlarla ilgili çalışmalarımız devam edecek. Şu anki 2’nci ayakta da bu fayların üretmiş olabileceği depremlerin jeolojik izlerine bakıyoruz” dedi.

“YURT DIŞINDAKİ BİLİM CAMİASI İÇİN DE FAYDALI SONUÇLAR OLACAK”

Araştırmanın sonuçlarının 14 Mayıs’ta, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal tarafından açıklanacağını belirten Uçarkuş, “Gemideki teknoloji sayesinde yaklaşık 2 bin 500 metreden örnek alabiliyoruz. Bu ülkemiz adına çok mutluluk verici bir şey. Kendi milli kaynaklarımızla, kendi gemimizle, kendi teknolojimizle üniversitelerimizle yola çıkıp, bu araştırmaları hem kendi sularımızda hem uluslararası sularda yapabiliyor olmak çok önemli. Bu araştırmanın sonuçları ortaya çıktıkça da uluslararası dergilerde yayımlandıkça, yurt dışındaki bilim camiası için de faydalı sonuçlar olacak” diye konuştu. (DHA)

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ