Kelebek Magazin

En yaygın baş ağrısı tipleri

Dünya genelindeki sınıflamaya göre 294 tip baş ağrısı olduğunu belirten Prof. Dr. Derya Uludüz, “Dolayısıyla bu sorunla gelen hastaya tanı koymak …

Dünya genelindeki sınıflamaya göre 294 tip baş ağrısı olduğunu belirten Prof. Dr. Derya Uludüz, “Dolayısıyla bu sorunla gelen hastaya tanı koymak hiç kolay değil” dedi ve en sık görülen ve sorun yaratan baş ağrılarına dikkat çekti.

Hemen herkes hayatının belli dönemlerinde baş ağrısı çeker. Bu ağrılar bazen hafif seyrederken bazen de şiddetli olabilir. “Doğru teşhis için hastanın şikayetlerini iyi dinlemek gerekir” diyen Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz en sık görülen baş ağrısı tiplerini şöyle sıraladı…

Prof. Dr. Derya Uludüz

Küme baş ağrısı

Küme baş ağrısı çok şiddetli, kişiyi sıklıkla uykudan uyandıran, ‘hayatımın en şiddetli ağrısı’ dedirtecek kadar zorlayan ve erkeklerde daha fazla gördüğümüz bir ağrı tipidir. Çoğunlukla mevsim geçişlerini takip eder, sonbahar ve ilkbahar aylarında kümeler halinde gelir, haftalar aylar boyunca devam edebilir. Kümeler halinde geldiği için küme baş ağrısı adını almıştır. Baş ağrısı o kadar şiddetlidir ki hastaya şiddet derecesini sorduğunuzda 10 üzerinden 10 puan verir. Kesin nedeni bilinmemekte, ancak vücudumuzda biyolojik saatimizin bulunduğu hipotalamusta anormalliklerin rol oynadığı düşünülmektedir. Migren ağrısından farklı olarak besinlerden, hormonal değişikliklerden etkilenmez. Bununla birlikte küme atak dönemi başladığında alkol almak baş ağrısını tetikleyebilir. Sigara içmek bir diğer tetikleyicidir ancak tetiklemesine rağmen sigarayı bırakmak ağrı ataklarını etkilemez. Ailenizde küme baş ağrısı varlığı da riski artırabilir. Bu kişiler sıklıkla mükemmelliyetçi, huzursuz, öfkeli, narsistik özellikler gösterirler. Bu baş ağrısında tedavi diğer baş ağrılarına göre farklılık gösterir, atak sırasında yüzde 100 oksijen solunması atağın geçmesini sağlar. Saf oksijen inhalasyonu birinci basamak tedavi olarak kabul edilmesine rağmen, maalesef acil şartlarında atlanabilmekte, ataklar migren ile karıştırılabilmekte ve hastalar yetersiz tedavi alabilmektedir.

Migren

Migren, genetik olabildiği gibi sinir sistemi sorunlarıyla da ilgili olabilir. Erkeklere oranla kadınların migrene yakalanma riski üç kat daha fazladır. Başın derinlerinden vuran yoğun bir ağrıdır. Günlerce sürebilen bu ağrı, günlük rutininizi sürdürme becerinizi belirgin bir şekilde kısıtlayabilir. Migren, zonklayan bir ağrıdır ve genellikle tek yönlüdür. Migreni olan insanlar genellikle sese ve ışığa karşı hassastır. Mide bulantısı ve kusma da görülebilir. Tedaviye doğru başlanabilmesi için hastanın mevcut hormonal durumunun ayrıntılı olarak değerlendirilmesine ihtiyaç vardır.

Hipertansiyon baş ağrısı

Hipertansiyon baş ağrısı aslında sandığımızdan daha sıklıkla karşımıza çıkan ancak kolaylıkla atlanabilen bir tablodur. Hali hazırda önemli bir yakınmayla kendini belli etmeyen hipertansiyon toplumda maalesef sık. Hekim olarak önerimiz 40 yaşından sonra düzenli olarak sık aralıklarla tansiyon kontrolü yapılmasıdır. Zira çok yüksek seviyelere çıkmadıkça yakınma vermez ve hastalarda sadece baş ağrısı olduğunda da atlanabilir. Hipertansiyon baş ağrısı genellikle tansiyon değeriniz 140/90’ın yüzde 20 üzerinde olduğunda veya aniden düştüğünde dikkatimizi çeker. Kişi tansiyonu 140/90 olana kadar çok yakınma hissetmeyebilir. Ancak bu değerin aniden yüzde 20 üzerine çıktığında baş ağrısını hisseder. Beyin sağlığı için kan basıncı aslında yaşa göre değişir. 70 yaş altında beklediğimiz hedef değer 120/80 iken 70 yaş üzerinde 130/85 tolere ediyor ve 140/90 ve üzeri ise tansiyon ilacı başlıyoruz ancak çok hızlı şekilde tansiyon düşürmek beyin için sağlıklı bir yaklaşım değildir.

Trigeminal nevralji

Trigeminal nevralji halk arasında “çıldırtan ağrı” olarak bilinen ve şimşek çakması hissi olarak nitelendirilen ağrıların en şiddetli olanıdır ve 50 yaşın üstündeki kişilerde görülme olasılığı daha yüksektir. Nevralji, sinirin kendisinin ağrı duyması anlamına gelir, ancak diğer ağrılardan çok daha farklı ve şiddetlidir, çünkü sinirler duyuyu ve hisleri beyne götüren yapılardır. Trigeminal nevralji, adını etkilendiği sinirden alır. Trigeminal sinir, beyin soğancığından çıkar ve öne doğru üç dallı bir şekilde gelerek yüzümüzün bütün duyusunu algılar. Bu yüzden trigeminal nevralji ağrıları da genelde alt ve üst çenede, göz üstünde ve bazen burun etrafında hissedilir. Ağrı saniyeler sürer (çok şiddetli hastalarda dakikaları bulabilir). Günde defalarca tekrarlar. Yüzün bir yarısında elektrik çarpması şeklinde ve çok şiddetlidir. Özellikle konuşmak, yemek gibi aktivitelerle trigeminal siniri çalıştırdığımızda tetiklenir. Elektrik çarpması benzeri ağrıya dönüşmeden önce sürekli ağrı ve yanma hissine neden olur. Yanak, çene, diş, diş etleri, dudaklar veya daha az sıklıkla göz ve alında hissedilebilir. Ağrı tek bir noktaya odaklanır veya zamanla daha sık ve yoğun hale gelir. Trigeminal nevralji özellikle yaşlılarda görülür.  Bir trigeminal nevralji hastası ile karşılaşınca, ilk yapılması gereken ağrının ne kadar şiddetli olduğunu belirlemektir. Eğer ağrı hafifse, tetikleyen faktörler kontrol altına alınabilir. Mesela uykunun yeniden düzeni, stres kontrolü ve tansiyon kontrolü yapılır. Ek olarak, beyne ağrı sinyallerini azaltacak ilaç tedavisine başlanabilir. Fakat son yıllarda şanslıyız ki çok daha etkili tedavi seçeneklerimiz var. Burundan ve bazen ağız içinden girilen özel bir cihaz ile ağrı sinirleri bloklanarak hasta yüksek oranda düzelebilmektedir. Yine de yanıt alınamayan zorlu hastalarda cerrahi müdahaleler gerekebilir. Ancak siniri zedeleme riski vardır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ