Kelebek Magazin

Coronadan sonra ‘psikolojik hastalık’ pandemisine dikkat

Türkiye’de ilk corona virüsüne bağlı ölüm vakasının yaşanmasının üzerinden geçen iki yılın ardından bilim camiası şimdi de psikolojik hastalık …

Türkiye’de ilk corona virüsüne bağlı ölüm vakasının yaşanmasının üzerinden geçen iki yılın ardından bilim camiası şimdi de psikolojik hastalık pandemisine dikkat çekiyor. Pandemi; takıntılı hastalıklar, depresyon ve anksiyeteyi de beraberinde getirdi.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuray Atasoy, bilinmezlikle başlayan corona virüsü sürecinde salgının getirdiği izolasyonla hayattan kopmaların yaşandığına dikkat çekti. Atasoy, hastalığı yaşayanlar için yaralayıcı etkileri olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi:

HAYATTAN BİR MİKTAR KOPTUK

– Pandemi süreci tabi başlangıcındaki koşullarla şu an değişti. Başlangıcında çok korku oluşturdu. Ciddi bir bilinmezlik oldu. Pandeminin başlarında çok fazla ölüm yaşandı. Salgının getirdiği korkular ve o dönemde ciddi hastalananlar, ölümler oldu. Herkesin ailesinde benim de olmak üzere korona virüsten kaybettiğimiz yakınlarımız oldu. İzolasyon oldu. Bildiğimiz hayattan bir miktar koptuk. Eve kapanmalar oldu.

EKONOMİK GÜÇ GİDEREK AZALDI

– Bunun oluşturduğu alışkanlıkların değişmesi, çocuklar okula gidemedi. İşini kaybedenler oldu. Kapanan işyerleri oldu. Bu hayatın pek çok alanında sağlığımızı tehdit etti. Sosyal hayatımızı, ekonomimizi tehdit etti. Tüm dünyada ve ülkemizde de sahip olduğumuz ekonomik güç giderek azaldı. Hastalığı yaşayanlar yada hastalık nedeniyle ağır belirtiler geçirenler ölümle karşılaşan insanlarda tabi ki bu sürecin çok daha yaralayıcı etkileri oldu.

Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuray Atasoy

Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama Hastanesi’nde görev yapan sağlık çalışanlarıyla yaptıkları araştırmaya dikkat çeken Nuray Atasoy, şu bilgileri paylaştık:

KAYGI BOZUKLUĞU VE DEPRESYON

– Araştırmalar şöyle gösteriyor. Bizim kendi klinik pratiğimizde yani bizde yavaş yavaş pandemi öncesi sonrası bir çalışma sağlıkçılarda yaptık. Pandemi sürecinde sağlıkçıların ne durumda olduğuyla ilgili kendi hastanemizle ilgili. Yüzde 50’ye varan sağlık çalışanında kaygı bozuklukları, depresyon geliştiğini gördük.

– Belki çalışmanın getirdiği tempodaki artış özellikle pandeminin başlarında uzun süreli görevlendirmeler oldu. İnsanlar evine gitmeye korktu. Bunlar zaten pandemiyle ilgili sayılara bakıldığında da sağlıkçılardaki corona geçirme ihtimali ve virüsle ilgili ölüm sayıları genel toplumdan çok daha fazla oldu.

TAKINTILI HASTALARDA ARTIŞ OLDU

– Çok fazla kayıp verdik. En azından sağlıkçılarda bunun getirdiği psikolojik bir depresyonlu olma, anksiyete halleri, takıntılı hastalıklarda artış gördük. Mikrop korkusu, temizlik kaygısı olan insanlarda bu korkular pandemiyle beraber daha güçlü hale geldi. Bunun yansımalarını hastalarımızda da gördük.

Pandemi öncesinde gördüğümüz hasta sayılarıyla şu anda rahatsızlanıp bize ulaşan hasta sayıları arasında yüzde 50’ye yakın artış gerçekten var. Tabi ki bunu ulusal yada toplumsal çapta önemli araştırma projeleriyle daha objektif bir biçimde ölçmek gerekiyor. Bu bizim gördüğümüz bizim izlenimlerimiz kendi pratiğimizden yola çıkarak söyleyebileceğimiz şeyler.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ