Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
KelebekMagazin

MÜFTÜLERE NİKAH KIYMA YETKİSİ VE KADIN HAKLARI…

Semra Yıldız

Semra Yıldız

Malumunuz Kadınının sosyal hayatına ilişkin bu günlerde Türkiye Cumhuriyeti Meclisi aktif! çalışmalar sergilemekte, elbette ki yasama faaliyetlerinin sadece kadını ilgilendiren yanı yoktur ancak bilinmelidir ki Türkiye gibi Kadın Hakları bakımından sınıfta kalmış bir ülke için, bu tür yasama faaliyetleri maalesef ilk ve önce kadınları çocuk yaşta gelin olmaya tutun da her türlü şiddetin içerisine iterek, hayata geç atılan Türk Kadının sosyal hayattan daha da uzaklaşmasına çanak tutacaktır.

 

Bilindiği üzere laik Türkiye Cumhuriyeti din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması ilkesi üzerine kuruludur. Müftülere nikâh kıyma yetkisinin Komisyonda kabul edilmiş olması bu ilke dâhil bir çok devlet ilkesini de ihlal etmektedir.

 

Bu yetkinin komisyonda kabul edilmesinin başta Anayasa olmak üzere, insan hakları bakımından eşitlik ilkesine de ters düşmektedir. Tabi bu tasarı Medeni Hukuk hem de kamu hukuku bakımından birçok açıdan ele alınabilir alınacaktır da.

 

Ancak konunun çok derin olması ve böyle önemli bir konuda, alt komisyonun neredeyse tamamının erkeklerden oluştuğu bir karar mekanizmasından geçmesi bakımından tarihe not düşmesi açısından kadının yaşayacağı geri dönülmesi mümkün olmayacak sonuçlarından bahsedeceğim.

 

Medeni Kanun 143. ve Anayasa Madde 174. Madde ile koruma altına alınan eşlerin kanun önünde eşitliği ve eşit haklardan yaralanma hakları ile Anayasaca korunan, 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle kabul edilen, evlenme akdinin evlendirme memuru önünde yapılacağına dair medeni nikah esası ile aynı kanunun 110 uncu maddesi hükmü; bakımından her bireyin eşit olması ve aile kurumunun kadın ve erkeğin eşit koşullarda nikah akdini yerine getirmesi ilkesi vardır. Kadın ve erkek dolayısıyle aile ve çocuk, Türk Medeni Kanunu ve Türk Cumhuriyeti Anayasasınca korunmuş bu sayede ailenin ve nikâh akdinden kaynaklı haklarının korunması hedeflenmiştir.

 

Nikâh kıyma yetkisi Din ve Devlet işlerinin ayrılması anlamında, yani laiklik ilkesinin benimsemiş Devlet Memurları tarafından “Resmi Nikâh” adını verdiğimiz bir sistemle herkesin eşit koşullarda nikâh akdini yerine getirdiği bir sistemdir. Türk Medeni Kanunu esaslarına tabi olmakla özellikle her dil, din, ırk, mezhepte, renk ve inançtan olsun, kanun önünde eşitlik sağlaması ve kadınların korunması bakımından çok önemli bir güvencedir.

 

Korkarım ki, bu tasarı çok yakında ucundan kıyısından Türk Medeni Kanunun değişikliğini de beraberinde getirebilir. Daha önceki yazılarımızda çokça değindiğimiz üzere, özellikle kadınların, nafaka, miras boşanma, velayet konusundaki modern bir hak sahipliği noktasına getiren Türk Medeni Kanunun değiştirilmesi saikını bile,  bu tür bakış açısında bir meclisten geçmesini tahayyül dahi edemiyorum.

 

Korkarım ki günde yaklaşık 2 kadının hunharca kocaları babaları ya da aile bireylerinden bir erkek tarafından hem de çocuklarının gözü önünde öldürüldüğü günümüz Türkiye’ sinde,

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
@ 2018 - Kelebek Magazin