Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
KelebekMagazin

DİŞ HEKİMİ YAŞAR ŞAHİN”DEN “GÜLÜŞ TASARIMI VE ESTETİĞİ”

DİŞ HEKİMİ YAŞAR ŞAHİN”DEN “GÜLÜŞ TASARIMI VE ESTETİĞİ”

Gülmek, hayata olumlu bakabilmek için en çok kullandığımız simgelerden biridir. Gülmek aynı zamanda sosyal yaşantımızdaki ilişkileri ve insanlarla olan iletişimimizin nasıl olacağını belirleyen öğelerdendir . Kişinin yüzü ne kadar güzel olsa da gülüşü ve dişleri kötü görünüyorsa, konuşurken tüm dikkatler o bölgeye çevrilecektir. Bu yüzden de dişlerimizin kötü göründüğünü düşündüğümüzde, ağzımız koktuğunda, kanayan dişetleri veya çapraşık dişlerin varlığında genelde ya yarım güleriz yada ağzımızı kapatarak gülmeye çalışırız. Fotoğraf çektirmek istemeyiz, ortama pek katılmayız, hayatı erteleriz. Günümüzde pek çok kişi bu sebeplerden ağzını kapatarak gülüyor ve sorunun ne olduğunu tam olarak bilmiyor. Sadece ‘’Gülüşümü beğenmiyorum‘’ diyor. Bazen de kişi her ne kadar sağlıklı dişlere sahip olsa da, dişlerindeki biçim bozuklukları, diş ve dişeti orantısızlıkları, dudakların ince veya kalın, kısa yada uzun oluşu gülüşünü etkiler ve yine estetik bir görüntü olmaz. Oysa güzel bir gülüş psikolojik olarak kendinizi daha güçlü hissetmenizi sağlarken karşınızdaki kişilerde de güzel bir etki bırakacaktır. Gülümsemenizden memnun değilseniz, aynaya baktığınızda “Keşke dişlerim daha beyaz olsaydı, daha uzun olsaydı, dişetlerim bu kadar görünmeseydi”diyorsanız gülüş tasarımı tasarımı için ilk adımı zaten atmışsınız demektir.

O halde Gülüş tasarımı nedir?. Gülüş tasarımı hastanın arzuladığı  güzel ve estetik gülümsemenin, hekim tarafından kişinin yüz şekli, ten rengi,  dudakları, gözleri, diş ve dişetleri gibi çevre dokular dikkate alınarak oluşturulan dizaynın farklı yöntemler ve materyallerle o kişiye özel şekilde uygulanmasıdır.

Gülüş tasarımına nasıl başlanır?. İlk önce hastanın dinlenmesiyle başlanır. Hasta şikayetlerini, beklentilerini, problemlerini anlatır. Bu safhada kişinin rahat olması ve psikolojisinin doğru değerlendirilmesi gerekir. Beklentisinin ne olduğu ve ne kadar gerçekleştirilebilir olduğunun tespit edilip ona göre işlemlere devam etmelidir. Hasta beklentileri ile hekimin istekleri ve yapabilecekleri farklı olabilir. Bu yüzden gerçek dışı isteklerin varlığı durumundahastaya  ağzının durumu hakkında detaylı bir şekilde bilgilendirme yapılmalı ve yapılabilecekler anlatılmalı veya hiç başlamamalıdır.

Bu aşamadan sonra hastanın analizine geçilir. Önce hastanın filmi çekilir, ağız içi ve ağız dışı fotoğrafları alınır. Mümkünse konuşurken, gülerken ve rahat konumda video kaydı yapılır. Dişlerden ölçü alınarak alçı modelleri elde edilir. Hastanın yaşı ve cinsiyeti de dikkate alınarak ağız dışı muayenesi yapılır. Yüz oranları ölçülür. Orta hattın konumu ve dudakların farklı durumlardaki konumları kaydedilir. Dudakların uzunluğu, kısalığı , dişlerle dudakların ilişkisi ve ne kadar desteklediği, gülüş pozisyonunda dişlerin ve dişetlerinin görünüm miktarı ve rengi gibi detaylar incelenir. Ağız içi muayenesinde deçekilen panoramik filmin eşliğinde  dişlerin boyu, rengi, dokusu, şekli, konumu, çürük varlığı, çapraşıklık olup olmaması, daha önceden yapılan tedaviler, dişetlerinin rengi, dokusu ve sağlığı, dişlerin kapanış şekli, diş çevresindeki dişeti ve kemik sağlığı değerlendirilir. Kişinin o güne kadar farketmediği tüm detaylar belirlenir ve bilgilendirilir.

Muayene yapıldıktan sonra tüm veriler değerlendirilir ve hekim hastanın da beklentileri doğrultusunda diş ve dişetleri üzerinde sadece o kişiye özel bir dizayn yapar. Bu dizayn bir kaç yolla yapılabilir. Ağız içi tarayıcılar kullanarak ağzın dijital görüntüsü bilgisayara aktarılır ve bilgisayarda dişlerin üzerinde bir tasarım yapılabilir. Bilgisayarda yapılan tasarım 3D printerlar veya cad cam sistemi ile çıkartılarak hasta ağzına uygulanır. Hasta dişlerin bitmiş halini önceden görmüş olur. Tasarımın hasta ağzına nasıl durduğunu görmek amacıyla ağızdaki uygulamasına Mock –up diyoruz.

Diğer yöntem de ise laboratuvarda hasta ağzından alınan ölçü üzerinde dişlerin üzerine mum yükleyerek istenilen dizayn yapılır. Buna da Wax-up denir. Wax -up model üzerinde dişlerin şekli, uzunluğu tüm detayları hastaya gösterilir ve gerekirse düzenlemeler yapılır. Ardından wax-up lı model üzerinden bir silikon ölçü alınır ve ölçü içine geçici bir kompozit veya akril dökülerek hasta ağzına yerleştirilir. Geçici materyal sertleştikten sonra silikon ölçü çıkarılır ve model üzerinde yapılmış dizayn hasta ağzına aktarılmış olur ve Mock-up elde edilmiş olur. Üçüncü olarak ta hekim tasarımı direkt olarak hastanın ağzında dişlerin üzerine geçici olarak kompozit dolgu maddesi yerleştirerek  tamamlayabilir. Hasta ve hekim istediği gibi tasarımı o an da şekillendirebilir ve sonucunu görebilir.  Bu tasarımın hasta ağzında görülmesi işlemi (mock-up) aslında en can alıcı kısımdır. Çünkü çoğu hasta dişlerinin yapılmasını ister ama nasıl bir sonuçla karşılaşacağını kestiremediği için bir türlü tedaviye başlayamaz. İşte Mock-up işlemi hastaya yapılan dizaynın daha dişlerinin tedavisine  başlanmadan, bittiği zaman nasıl görüneceğini hastaya gösterir. Yani hasta beklentisine kavuşup kavuşamayacağını daha başlamadan öğrenebilir. Sonunda sürprizle karşılaşmaz.

Peki, tasarım yapıldı. Hastamız ağzında sonucunu gördü ve dedi ki “Ben bu dişleri çok beğendim. Nasıl yapabiliriz?”

Bu durumda hastaya bir tedavi planı çıkarmamız gerekecektir. Yapılacak işlemleri tek tek anlatmak gerekir. Her hastada farklı sayıda ve şekilde tedavi uygularız. Kimi hastada dişetlerine dokunmak gerekirken, kimisinde hiç dişetlerine dokunmayız. Veya hasta dişlerini kestirmek istemiyorsa o zaman dişlerini kesmeden yada aşındırmadan yapılabilen işlemleri seçeriz. Bazen sadece hafif dişeti şekillendirmesi ve diş beyazlatma yapılması hastanın istediği görüntüyü sağlayabilir. Ya da hastanın sosyal çevresi ve ekonomisi, tasarımın gerçekleştirilmesi için kullanacağımız materyali belirleyebilir. Çünkü tasarım sonucu oluşturacağımız estetik görüntüyü elde etmek için kullanacağımız materyaller fiyat ve özellik olarak farklılık gösterir. Bazı hastalarda estetik görüntü için porselen lamine seçerken bazı hastalarda benzer görüntü için bonding sistemini seçebiliriz. Hastanın beklentileri, istekleri ve ekonomisi kullanacağımız estetik materyali  ve sistemi seçerken  dikkate alınması gereken detaylardır. Genel olarak gülüş tasarımında uygulanan işlemler şu şekildedir.

Diş beyazlatma; Ev veya ofis tipi beyazlatma sistemlerini kullanarak dişlerinizin koyu renginden 1-2 seansta kurtulabiliriz. Dişlerinize hiç bir zarar vermeyen sadece bu işlemin yapılması bile dişleri düzgün ama koyu renkli hastalar için yeterli olabiliyor.

Dişeti seviyelemesi ve kısaltması; güldüğümüzde  çok görünen dişetleri  hiç estetik durmaz. Biz genelde gülüş sırasında dudakların arasında kalan boşluğun çoğunluğunu dişlerin oluşturmasını isteriz. Yani pembeden çok beyaz görünmelidir. Bu işlemde de farklı seviyelerdeki dişetlerinin aynı hizaya getirilmesi ve güldüğümüz zaman daha çok görünen dişetlerinin kısaltılması için küçük operasyonlar yapılabilir. Günümüzde lazerler ile kanama olmadan ve dikiş atmaya gerek kalmadan bu işlemler kolaylıkla yapılabiliyor.

Dudak konumlandırma; bazen dişetlerinin çok fazla görünmesi sadece dişlerin kısalığı veya dişetlerinin sarkmasından değil de dudakların çok fazla yukarıya çekilmesinden olabiliyor. Bu durumda sadece dişetlerine dokunmak yetersiz kalabiliyor. Dudakların kaslar tarafından daha az çekilmesi için dudak iç kısmına küçük bir müdahalede bulunabilinir veya botoks uygulaması ile yine dudakların daha aşağıda konumlanması sağlanabilir.

Porselen lamineler; dişlerin dudağa bakan yüzeylerinden çok az aşındırma yaparak, bazen de hiç aşındırma yapmadan dişlerin üzerine yapıştırılan çok ince porselen tabakalardır. Dişlerde aşındırma yapmadan yapılanlara Lumineer deniyor. Çok ince olmalarından dolayı ışık geçirgenliği yüksektir, bu yüzden en doğal ve estetik görüntüyü sağlarlar. Eğer diş yüzeyine çok iyi bir şekilde yapıştırılabilirlerse çok dayanıklı ve uzun ömürlü olabilirler. Porselen lamineler renk değiştirmezler ancak çok ince olduklarından dolayı altındaki dişin rengini yansıtabilirler. Koyu renkli dişlerin üzerine yapılacaksa gerekirse öncesinde diş beyazlatma işlemleri yapılabilir. Gülüş estetiğinde en çok uygulanan yöntemdir.

Zirkonyum ve E-max porselenler; dişlerde çürük veya kırık yüzünden doku kaybı çok fazla olduğunda veya ileri derecede çapraşıklık olduğunda malesef lamine yapmak mümkün olmuyor. Böyle durumlarda dişlerin tüm yüzeylerinden 1-2 mm lik kesimler yapılarak üzerine zirkonyum veya e max porselen kaplamalar yapılabilir. Zirkonyum porselenlerde porselenin altında destek olması amacıyla zirkonyum metali kullanılır. E-max ise son yıllarda kullanılmaya başlanmış full porselenlerdir. Bu tür kaplamaların estetik özellikleri  lamineye yakındır. Özellikle önceden yapılmış metal altyapılı porselen kaplamaların yerine kulanıldığında, kaplamaların dişetine  yakın kısmındaki metalin dışarı yansımasıyla oluşan grilik ve dişetindeki morluk ortadan kalktığı için çok tatmin edici sonuçlar alırız.

Bonding; kompozit lamine olarak ta bilinir. Özellikle aralıklı veya şekli bozuk dişlerde ,dişlerin üzerine dişe zarar vermeden ve aşındırma yapmadan kompozit dolgu materyali yerleştirerek boşlukların doldurulması ve şekillerin düzeltilmesi işlemidir. Hasta ağzında direkt olarak uygulandığından dolayı tek seansta bile bitebilir. Dişlere dokunulmadığı için istenildiği zaman sökülüp eski haline gelinebilir. Kısa sürede yapılabilmesi, dişlere zarar vermemesi ve diğer tedavilere oranla daha ekonomik olması çok tercih edilmesine sebep olur.

Ortodontik tedaviler; günümüzde basit ve orta dereceli diş çapraşıklıklarında klasik tel tedavisinin yanısıra, tel kullanılmadan sadece ağıza yerleştirilen ve istenildiği zaman çıkarılabilen şeffaf plaklarla da düzelme sağlanabiliyor. Hem daha hızlı bir sürede düzelme sağlanıyor hemde plak çıkartılabildiğinden dolayı hasta için estetik bir problem oluşturmuyor.

İmplant;  üzerine kron, köprü veya hareketli bir protezin yapılabilmesi için, çene kemiğine yerleştirilen genellikle  vida şeklinde titanyumdan yapılmış yapay köklerdir. Ön bölgede eksik dişlerin varlığında  diğer dişlere kesim yapmadan boşluğun doldurulmasını sağlar. Klasik yöntemlerde eksik dişler için köprü tarzında dişleri keserek yapılan tedaviler uygulanırken implantlar sayesinde dişlerin kesilmesinden kurtulabiliyoruz. İmplantları yerleştirdikten sonra genellikle 2-3 ay bekliyoruz. Bu süre içerisinde implantın üzerine geçici bir diş yapıyoruz. 2-3 ay sonra üzerine zirkonyum veya emax porselen kaplamalar yaparak daha da  estetik sonuçlar elde edebiliyoruz.

Dr. Yaşar ŞAHİN

AdresAkat Mahallesi, Güneş Palas, Zeytinoğlu Cd. NO: 28/4 D:a blok, 34335 Beşiktaş/İstanbul

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
@ 2018 - Kelebek Magazin