KelebekMagazin

ANNE TERLİĞİ YİYENLER BURADA MI?

Ezgi Su BAŞAR

Ezgi Su BAŞAR

SİLAHLARIN HASI; ANNE TERLİĞİ

 

Künyesi:

Adı: Anne terliği

Türü: Güdümlü

Nitelik: Konvansiyonel terbiye silâhı

Görünümü: Masum

En belirgin özelliği: Uçar

Gurubu: Geri tepmesiz ateşsiz silâh

Ebat: 20 mm çapında

Menzili: 8 metre. (özel durumlarda 15 metreye kadar hedefe kilitlenebilir)

Kullanım: Manuel

Hedefe isabet oranı: %100

Hazne: 2 atışlık görünse de kullanım sınırsız.

Acıtma katsayısı: İşlenen suça oranla anne kişisi tarafından belirlenir.

Atış hızı: Ortalama saniyede 5 metre. Suçlunun kaçış hızı ve mesafesine göre silahşor anne kişisi tarafından %net hesaplanır.

3 guruba ayrılır: Plastik, tahta(takunya), kösele.

Ruhsat: Sadece anneler.

Taşıma ruhsatı: Olay mahallinde(ev)her an anne ayağında taşıdığı silâhı, komşuya giderken poşette yanında götürür, uyurken karyolanın dibinde tutar silahını.

Etkisi: Kodumu oturtur, boyun eğdirir.

Mahiyeti: Kutsaldır, yüce bir terli ir.

Belirtileri: Kısa mesafede sersemlik hissi verir, eblekleştirir, şapşallaştırır. Yanma, kafada şişlik, vücudun çeşitli yerlerinde kızarıklık, zonklama.

Felsefik açıdan: “Cennet annelerin ayağının altındadır” (annenin ayağının altında terlik var). “Dayak cennetten çıkmadır” (dayak terlikten çıkmadır bağlamında değerlendirirsek;) arasındaki paradoksal görünen durum, aynı zamanda terliğin cennetin kapısı olabileceğine dair ip uçları verdiği filozoflarca aydınlatılmaya çalışılan tartışma konusudur.

 

Yararları: Geleceğe hazırlar. Çocuk veya ergen terliği gördükçe refleks kazanır, atikleşir, aktifleşir, çevikleşir. Ufak kıvrılmalarda terlikten kaçmayı öğrenir. Ergenliği atlatıp eşek kadar olup da üniversiteye giden, hatta iş hayatına atılmış olup hâlâ ara ara bu silaha maruz kalanlar vardır.

Kullanım biçimi: Anne kişisine itaatsizlik durumunda, ya da hoşlanmadığı bir şey söylediğinizde veya yaptığınızda Anne hızla ayaktan çıkartılıp terliği fırlatır, siz de koşarak bulunduğunuz odanın kapısından çıkarsınız tam köşeyi dönersiniz “ ohh yırttım” gibi bir hissiyat içine girmişsinizdir ki; terlik kafaya “donnnk!” diye inmiştir.

Bazı hafif suçlarda kıyamaz isabet ettirmeye, biraz sağından solundan geçecek şekilde atar, böylece olay eğlenceye dönüşür. Ammaaa..; zeki veledimiz azıtarak zigzag koşu yapmaya kalktığı için terliğin önüne atlayıp azimle bi tarafına yer. Nihai olarak Anne kişisi hedefe kilitlendiğinde; hedef ne yaparsa yapsın radara yakalanır. Havadan gelen hızlı bir “vınnn” sesinin ardından “Şlap” “donnk” veya “pattt” şeklinde terlik hedef noktaya iner. Kurban hafif bir uğultu duyar, tam da aptallaşmış şekilde kendi içinden gelen bu uğultuyu dinlerken, anne o terliği bumerang kisvesine sokmak eğiliminde; “getir o terliği çabuk!” diye bağırır. Sıkıyorsa getir…ya da sıkıyorsa getirme.. heh hee..; eğer annenin gerçekten o terliği giyeceğini sanıyorsanız zaten o terliği yemeyi hakkettiniz. Çünkü anne kişisinin kurduğu strateji; kurbanı bir ikilemin içine sürüklemektir. Siz tepeden tırnağa tırsmak halindesinizdir, bu durumda evlat bünyesine bir şapşallık hakim olur. Kızgın bir anneye silahını teslim etmekle, istediğini yapmayarak anneyi daha bi kızdırmak arasında karar vermeye çalışırken “pattt!” diye ikinci terliği yersiniz ve artık eblek eblek bakıyorsunuzdur. Anne son darbeyi indirir: “getir dedim sana o terlikleri!!!”  İşte dibe vurduğunuz andır o..!
HÂLÂ YİYENLER İÇİN TAVSİYE! ANNELER GÜNÜNDE POFUDUK TERLİKLERDEN ALIN HEDİYE! Biz öyle yaptık; şimdi çok rahatız..

  Annesi hayatta ve yanında büyüyen şanslı evlatların en az bir iki kez yemişliği vardır. Yemedim diyene bakmayın yalandır; kamuoyunu yanıltmaya çalışmaktadır.

   Anne terliği savaşları; büyüyünce özlenir, dadından yenmez. Aslında korkutma amaçlı kullandıklarını tabii büyüyünce anlıyoruz. Onlar ayarını bilirdi… travma yaşatmazlardı.. çünkü bir anne çocuğu için canını bile verir. Bu kadar net….. tamamen karşılıksız sever evlâdını. Ve bağışlayıcıdır…;daima…Hatırladıkça bir hoşluk,  tebessüm ilişir yüzümüze; yuvadaki masumiyet küçük yaramazlıklar hatırlanır; özlemle huzur kaplar içimizi. Ama büyüsek de zırt pırt “fanilan var mı terledin mi” diye elini sırtımıza sokup  kontrol etmekten vazgeçmezler..

     Bu Pazar Anneler günü. Hayatta olan tüm annelerimizin anneler gününü kutluyorum. Annem olabilecek yaştaki annelerin ellerinden öpüyorum. Bu dünyadan ayrılmış olan annelerimize rahmet diliyorum. Annesiz büyüyen arkadaşlarım var. Küçük çocukken veya bebekken annesini yitirmiş insanlar var… bu kişilerin muhteşem bir anne, muhteşem bir baba olduklarını gözlemliyorum.  

   Nihai sonuçta “Anne terliği” kültürümüzde folklora dönüşmüştür. Anadolu, buradan da bir folklor çıkarmıştır! Sevgili Süleyman Ağa Baydili’ nin muhteşem bir cümlesi geliyor aklıma;

“Anaların anası Anadolu; ellerinden öperim…”

Haftaya tekrar görüşmek dileğiyle; sürç-i lisan ettiysek af fola..

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ